küçük iskender.......

2011-03-21 12:41:00

İnsan telefon defterini temize çekerken bazı isimleri eski defterinde bırakır. Onlar artık bir daha asla aranmayacaktır. Garip bir hüznü barındıran bu silik isimlere bakılır bakılır. Kimi okuldan sınıf arkadaşınızdır, kimi çok çabuk unutuverdiğiniz bir sevgili, kimi bir kafede aylarca herşeyi ama herşeyi paylaştığınız birisi; ya da istifa ettiğiniz bir yerden bir iş arkadaşınız! Soyadları sorulmamış bir sürü hatırlanmayan isim de vardır defterde; ve şüphesiz üstünde isim olmayan telefon numaraları; korkunç bir operasyonla onlarca hayat, onlarca güzellik bir çırpıda ortadan kaldırılır. insan telefon defterini temize çekerken bazı isimler üzerinde durur. Onca zaman sonra bir kez arasanız, sesini duysanız.. ona edebilecek bir çift sözünüz yoktur! Birlikte gittiğiniz filmler, meyhaneler, evler birbirinizi yıllar sonra özlemenizi sağlayacak sevgiyi aşılamamıştır size. Yalnızca bir isimdir şimdi o. Herhangi bir isim. Hatta gözgöze geldiğinizde içinizi nedensiz daraltan bir isim. Temize çekerken atlarsınız hemen. Derhal çevirirsiniz sayfayı telaşla, alelacele. Ohh! isim, geçmişte kalmıştır. insan telefon defterini temize çekerken hayatını da sorgular! Hangisi ihanet etmiştir; hangisi yalvarmıştır bırakmamanız için; hangisinin bir süre sonra arkanızdan konuştuğunu duymuşsunuzdur; hangisi sizi en güzel öpmüştür; hangisi rüyalarınıza girmiştir; hangisinin ayakparmakları ilginizi çekmiştir; hangisinin burnundaki kıllar sizi aşırı rahatsız etmiştir; hangisine hediye alırken zorlanmışsınızdır; hangisiyle en hararetli tartışmalara girip kavga etmişsinizdir; hangisinin eşine siz de büyük bir aşk duyup bunu acıyla gizlemişsinizdir; hangisi için sabahlara kadar içip içip ağlamışsınızdır?!. insan telefon defterini temize çekerken haya... Devamı

CESARET.....

2011-03-18 00:48:00

ecele faydası dokunmayanı gıdıklamaktır, insanın kendi üstüne yürümesidir. oz büyücüsü'nde dorothy'nin onca uyarıya rağmen sarı yoldan çıkmasıdır; pan'ın labirenti'nde ofelia'nın yaptığı her şeydir. jean tardieu'nün - tir tir titrense de - "korkunun gözlerine içine bakmak" dediğidir. mükafat beklenmez. mükafat beklenerek yapılan herhangi bir hareketteki sözüm ona cesarette "c" harfi yoktur zaten..ESARET Devamı

.......

2011-03-16 22:53:00

"günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. herkes kağıt üzerinde yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir biliyor musun? herkes seni gördügünü sanır, sen de rahat edersin. kasada oturan kız gibi! herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz.." Devamı

........

2011-03-16 13:33:00

yokluğun varlığımı unutturuyor çoğu zaman. uğursuzluk yokluğun. gittiğinden beri dilimde takılıp kalmış sevdalı kelimelerle doyuruyorum karnımı. karlarla doldu yatağım. üşümek geçiciymiş, ben donmanın usul evrelerini tecrübe ediyorum şimdi. ve geçmiyor genel geçer denilen  saçma aşk sancıları,   erosun elinde bu kez bir  sapan, özlemeyi çivilerle hedefliyor göğsüme. delik deşik solunumlarla yaşamak diyorum bu bol astımlı saatlere. saatler düşmanım. geçmiyor genel geçer sabah önü sızıları. kramplar biriktiriyorum gün saymanın yerine. kramplar güneşten daha sık aralıklarla ziyaret ediyor dünyamı. karlar,  kramplar, saatler, ve  uğursuzluk... yokluğun en derin yerinde içimdeki dolu dolu, içimdeki hırçın, bulutlu, sıcak, soğuk hava akımlarıyla çarpışıyorum. çarpıyorum, topluyorum, bölüyorum. bölünüyorum. sensizlikle çoğalıyorum. benden eksiliyorum. eskiyorum. uğursuzluk... merdiven altlarında bırakıyorum çoğu zaman tekil gölgemi. yaşamıyorum. en hızlı yaşlanmaya yaslanıyorum. başımı nereye yaslasam göğsün yok. nereye saklansam bir masa altı çocukluğu. nereye baksam, bakmasam... kapatsam gözlerimi senli bir rüyaya hep sensiz bir gerçeğe uyanmanın yorgunluğu. yoruluyorum. yalvarıyorum. hiç bilmediğim bir tanrının ellerini tutar gibi, dua eder gibi... hiç kurmadığım cümlelerle çağırıyorum seni. uğursuzluk... kramplar, saatler, karlar... ne zaman seni düşünsem ıssız ve kısa bir yol. sen hiç çıkamadığım yolculuklar gibi heves kursağımda. ben yoldan bi haber yolcu, arkasından bolca su dökülmüş; dört yanı duvar. tam kır... Devamı

KİRKE SOHBETLERİ...

2010-01-29 14:09:00

Yaş ve yaşamın sabitleri ne olursa olsun yaşama gücünü hareketten alıyor insan. Kendime sürprizler yapıyorum önce. Yeni kararlar, başlangıçlar yaratıyorum… Çünkü biliyorum yenilemezsek yaşamı eskiyor sözde yürekte… az önce Kazım Koyuncu’nun web sitesini açtım bir şey bakmak için introsunda şöyle yazıyordu… “ TÜM AKILLARI TOPLADIM BİR AŞK ETMİYOR”   Etmiyor…   KİRKE büyücü tanrıça… Bu isim beni yıllar önce henüz yeni yetme bir çocukken Bodrum’da yakalamıştı beni… Bana yakın düşmüştü, şimdi izini kaybettiğim bir dost bir ağabey takmıştı bu lakabı bana. Yıllar sonra bir kez daha çıktı karşıma yeni bir başlangıçta… Daha sonra anlatacağım sizlere “KİRKE” yi şimdilik bu yazılar “KİRKE SOHBETLERİ” olacak… Sohbet etmeye bayılırım ben ..ilkokulda evle okulun arası bir mahalle benim eve gelmem minimum yarım saatti… Bakkal sohbet, bisikletçiyle muhabbet, birinci kat balkonlarıyla selamlaşma… Canı çıkıyor huy çıkmıyor.. bayılıyorum yaşam, hava, su, aşk kokan sohbetlere… Rakının, şarabın, dostluğun, sağlığın “şerefine” yapılan sohbetlere, özlemleri, eski aşkları, kırık kalpleri iyi eden sohbetlere… Bayılıyorum… Bu köşede bundan sonra karşılıklı konuşalım istiyorum… Yorumlar bölümüne ya da mail adresime yazdığınız her şey ile “KİRKE SOHBETLERİ” ne katılın… Ne yazmak istersiniz ne paylaşmak isterseniz… “bana kimse bir köşe vermedi ki… Yazayım” diyorsa içinizde bir yer. Paylaşmadan büyümüyor ne sevgi ne arkadaşlık ve paylaşmadan azalmıyor ne acı ne hüz&uu... Devamı

SÜVEYDA...

2010-01-29 15:58:00

  1geç kaldınız kitabın son sayfası yazıldı sizden önce geç kaldınız her yaşamın kitabı kendine ağıt her kitabın tanrı buyruğu yaşamı siz bendeki tüm kitaplara geç kaldınız şimdi sizden bir anafikir çıkarmak tüm önsözleri geçip romanları eleyip yaşamdan kısacık bir anafikir katmak ölüme şimdi sizden ne roman yazmak ne hikaye ne de şiir yazmak sizden bir sevgi yaratmak siz bendeki tüm kitaplara geç kaldınız siz ve benzerleriniz tüm romanlarda tüm hikayelerinde,şiirlerinde yaşamın ve yüreğimdeki kara lekede defalarca tekrarlandınız elenip yaşamdan tüm gizli günahlarıyla yüreğimin sona katıldınız boşuna uğraşmayın benle siz bendeki tüm kitaplara geç kaldınız 2 Uzaklaşan küçük toz parçaları içimde... bu gece yolculuk gecesi idi...kendimden kalkan uçaklar bana döndüler..yok saydım bütün diğer yerleri bu gece... yaşamı çektim ciğerlerime, hüzün doldu içime bu gece.. yüzünde gezdim..yıllarca yoruldu aşk, ağzıma acı doldu...gülemedim bu gece olanlara.. hoş çakal derken güne bu gece ilk kez bu kadar içimden diledim belki de imkansızlığını yaşamın.. yorulan ve eskiyen yanlarımla oturdum karşısına bu gecenin.. bildim ki birkez daha imkansızlıktı varolmak.. Ve üstüne yüklemek tüm yükleri yaşamın mümkünsüzdü..kenarda durdu içinden dökülenler..üstünde kalanlar sahibsiz..deliler gibi koştu kara büyü..gözlerimde "varım" sandım yoktum..varmısın diye baktım "hep aynı"lar vardı oda da.. "geçmiş" te kalmıştı başlangıçlar artık bekleyecek bir şey yoktu belki de...içimde yok olmakta olan yanım dirildi...yazabildim içimi yeniden...sonuna vardım içimdeki kız çoçuğunun uzun sürdü bulmam içimdeki yolculukları..verdiğim yanlış adresleri.. toz parçaları genzime doldu...aradığım dı... kendimde bulamadım yüzünü kayıp gitti gece... desem ki şimdi... "nerede içimdeki gemi" sis yuttu geceyi..boğuldu gerçek...belirsizlik kurtuluştu sığınılan tek liman...belirsizdi gece ..ve sabah sahipsizdi içimdeki hava.... boşluğa bıraktım nefesimi.. bir nefeslikti yaşam... içimde bir acı kal... Devamı

2011-03-16

2010-01-29 16:06:00

 RENK-AHENK KEDİLERİZ HEPİMİZ...KOCAMAN RENKLİ BİR BALONUN İÇİNDE... GÜNEŞE DOĞRU.... Devamı

KADIN BÜYÜSÜ KADAR HABİS...

2010-01-29 17:20:00

“kadın büyüsü kadar habis.”İnsanı iliklerine kadar donduruyor değil mi? Bu sadece bir romandan ufacık bir alıntı elbet ama şu büyü işi sanıyorum tüm kadınların inanılmaz ilgisini çekiyor. inansalarda inanmasalarda… Ya da inanmıyorum deseler de.ADI KİRKE OLUNCA BLOG'UN BU KONUDAKİ YAZILARI DA PAYLAŞMAK GEREKİYOR..YARI ŞAKA YARI CİDDİ...BÜYÜ VARMIDIR..BİLMİYORUZ DİYELİM AMA ENERJİ ÇOK ŞEYİN YANITIDIR...Bendeniz ezoterik bilgilere karşı duyduğum aile kalıntısı ilgi nedeniyle olacak bu konularda pek bir meraklıyım. Anneannemin kız kardeşleri ki ben onlara bizim ailenin ahududuları diyorum pek bir erenlerden di. El vermiş olacaklar efendim bir nesil atlayarak ben bu işlere pek ilgi duyar oldum. Sanmayın büyü yapıyorum. Benim ilgim daha çok bu işin bilgi yönüyle. Ama bu işin içinde bir iş olduğuna inanan bir yanım var. Enerjiye ve enerjinin yapabileceklerine inanan herkes bence bu konuya bir parçada olsa şüpheyle bakmalı diye düşünüyorum. Bu yazıya da bence biraz ciddi yarı şaka bakılmalı. Varlığına dokunamadığımız her şey hem var yok değil mi?Ben sözün en etkili büyü olduğuna inanlardanım… “yazmak yapmaktır” der eski bir mısır sözünde. Kadim kültürlerin tamamında bu büyü işi çokça önemsenmiştir. Korunmak için, baht açmak için. Büyücülüğün silahı büyülemedir, etkileme ve telkindir. Kuramsal olarak etki ve duygu (sevgi, nefret) dozu güçlü olan bir enerjinin belirli nesneler, formüller kullanarak transferidir. Büyünün ahlaki ya da dini yanını burada tartışmak çok uzun olur elbet. Dinen kabul edilemez olsa da yüzyıllardır yapıldığı bir gerçek hatta birçok kişini bu konuda kendine dini destek aramaya çalıştığı da. Ve hatta birçok büyünün yapılırken dini malzeme olarak kullandığı da. Kimi insanların bir takım farklı hisler taşıdığına içlerinden gelen bazı sesleri diğerlerinden fazlaca duyduklarına inanıyorum kendi adıma…Büyü, kötü usullere başvurarak bir insanın iradesini elinden almak istemektir. Çeşitli yollarla, usulleri kötüye kullanarak bir insanı yönetim altına almaya, o... Devamı

29 0CAK...

2010-01-29 21:10:00

                         BUGÜN...29 OCAK................ HERHANGİ BİRGÜN DEĞİL..             CANIMIN CANDAN GİTTİĞİ GÜN BUGÜN..                              BİR KÜÇÜK ŞİİR   EN SEVDİĞİM ADAM İÇİN EN SEVDİĞİM ŞAİR...Hayatta ben en çok babamı sevdim.Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocukÇarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –Nasıl koşarsa ardından bir devin,O çapkın babamı ben öyle sevdim. Bilmezdi ki oturduğumuz semti,Geldi mi de gidici – hep, hepp acele işi! –Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.Atlastan bakardım nereye gitti,Öyle öyle ezber ettim gurbeti. Sevinçten uçardım hasta oldum mu,40’ı geçerse ateş, çağ’rırlar İstanbul’a,Bi helallaşmak ister elbet, diğ’mi, oğluyla!Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu. En son teftişine çıkana değinKoştururken ardından o uçmaktaki devin,Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar içinAçıldı nefesim, fikrim, canevim.Hayatta ben en çok babamı sevdim. can yücelKOŞTURURKEN ARDINDAN O UÇMAKTAKİ DEVİNDAHA BAŞKA TÜR AŞKLAR, GENİŞ SEVDALAR İÇİNAÇILDI NEFESİM,FİKRİM,CANEVİMHAYATTA BEN EN ÇOK BABAMI SEVDİM...... Devamı